DOLDUR-BOŞALT MANGASI

Çorum Belediyespor’u yeni umutlarla başladığı sezonda ilk kez izleme fırsatım oldu.

Kupa’da tur üstü tur atlayan, deplasmanda iyi neticeler alan Belediyespor’un büyük moralle çıktığı maçtan galibiyetle ayrılabileceğini düşünüyordum.

Hatta, rakibin lider olması nedeniyle de futbol adına da keyifli anların yaşanabileceğini umuyordum.

Maalesef, tüm beklentilerim karşılık bulamadı.

Özellikle de Belediyespor’un görüntüsü bana acemi birliğini hatırlattı.

Onbaşının talimatıyla tüfekler, nöbete giderken doldurulur, dönüşle hep birlikte boşaltılır, tetik boşluğu alınırdı.

Belediyespor’da futbol tabiriyle tam bir doldur-boşalt mangası gibiydi.

Sağ bek topu ayağına alıyor, 50 metre doldur…

Sol bek alıyor, 60 metre doldur…

Stoperler doldur, ön liberolar doldur…

Allah’tan ilerde güçlü, kuvvetli bir adam var da gönderilen toplan iadeli-taahhütlü geri gelmiyor.

Savunma oyuncuları ile boğuşa boğuşa gelen toplara sahip olan Abuzer Gaffar’ın en yakın takım arkadaşıyla mesafesi 30-40 metre…

Adamcağız topu sağa çekiyor, ne gelen var, ne giden, sola çekiyor, ne gelen var ne giden.

Baktı olmuyor, kendi başına pozisyon yaratmanın çabasına giriyor.

Bu anlayışla bu takımın özellikle de kendi sahasında gol atması, galip gelmesi imkansız.

Rakip kim olursa olsun, hedefe oynayan bir takım kendi sahasında rakibe baskı kurmalı, sağlı-sollu ataklar geliştirme, orta alanda rakibi oynatmamalı. İkiye birlerle savunmayı delmeli… Taraftarlarının da desteği ile rakibini baskı altında tutmalı, kısacası kazanmak için her yolu denemeli…

Taraftar desteği dışında futbolun gerçeklerini Belediyespor’da göremedik.

Orta alanı ileri geçmeyen çift ön libero ve geride Abdullah ile Akın’ın tecrübesiyle takım iyi savunma yapıyor. Bu anlayışla deplasmandan puanlar getirilebilir. Ancak, şampiyonluk için bu yeterli olmaz. Mutlaka kendi sahasında taraftarı da, şehri de havaya sokacak neticeler alınmalı…

Bir takım için kanatların önemini bu maçta bir kez daha gördük.

Belediyespor’da ne sağdan, ne de soldan bir tek kanat akını bile geliştiremedi.

Sol kanatta geri oynayan Yakup, çırpınıyor, çabalıyor, ama fırsat olmasına rağmen daha orta yapmasını bilmiyor. Biraz Yasin oyuna girdiğinde kanatlar çalışır gibi oldu o kadar…

Kenar yönetimin sahada ne yaptığını bilmeyen bazı oyunculara bu kadar tahammül etmesini de anlayamadım. Özellikle de Doğukan Pala bu kadar süre neden oyunda tutuldu?

Oysaki yerine giren Yasin, takıma bir hareket getirdi.

Bunun yanında takımın duran toplarını kimin kullanacağı da belli değil… Korner kazanılıyor, herkes birbirine bakıyor. Serbest vuruş kazanılıyor, kimin vuracağı belli değil. Golde bile bu görüntü yaşandı.

Allah’tan ne yaptığını bilen bir delikanlı çıktı da golü atarak yenilgiden takımını kurtardı.

Kulübeye baktığımızda da profesyonel kulüplerde pek rastlanılmayan “İdare etme” durumlarını görüyoruz.

Yusuf Tokuş’un teknik direktör olarak biliyoruz, ama müsabaka listesinde takımın teknik sorumlusu Erkan Bölükbaş gözüküyor. Federasyon sitesine baktım orda da sorumlu Erkan Bölükbaş, Yusuf Tokuş antrenör…

Yani idare etme durumu var…

Takımda son yıllarda başlatılan paralı genel kaptan uygulamasına bu sene de devam edildi. Hamit Işık ve Yetkin Özbey’den sonra bu göreve Kenan Aşkan getirildi.

Çiçeği burnunda genel kaptan Kenan Aşkan’ı yedek kulübesinde göremedim. O’nun görevini futbol şubesi sorumlusu Mustafa Altunkaya yapıyor.

Kenan Aşkan ise, federasyon kayıtlarında antrenör olarak gözüküyor.

Yine “İdare etme” durumu…

Kenan Aşkan’ın hala futbolculuktan kurtulamadığını, bazı antrenmanlarda futbolcu gibi çalıştığını görüyoruz.

Kenan Aşkan, bu takımın maaşlı genel kaptanı ise, yönetim ile teknik heyet ve futbolcular arasında köprü vazifesini yani genel kaptanlığını yapmalı, eğer federasyon kayıtlarındaki gibi antrenörü ise antrenörlüğünü yapmalı.

Geçmiş yıllarda takım iyi gitmediğinde genel kaptanlar Işık ve Özbey bundan sorumlu tutuldu, eleştiriler hatta tepkiler aldılar.

Acaba, bu sene kim eleştirilecek, taraftar kime “sen oyna” diyecek… Kulübeye giremeyen paralı genel kaptana mı, yoksa futbol şubesi sorumlusu olarak genel kaptanlık görevini de üstlenene mi?

Çorum Belediyespor futbol takımı profesyonel ligde mücadele ediyor.

“Profesyonellikte duygusallığa yer yok” diye klişe bir söz vardır. Son derece iyi niyetli, dürüst bir kişiliğe sahip olan Belediyespor Başkanı Zeki Gül ve ekibinin bu duygusalca davranışları bir kenara bırakıp, kazanç noktasında profesyonelce davrananların, görev konusunda profesyonelce davranmalarını sağlamalıdır.

Umarım, Çorum Belediyespor, biran önce toparlanır ve şampiyonluk adına son derece iyi bir ortamın bulunduğu bu seneyi de hayal kırıklığı ile kapatmaz.

 

Bu Benim Düşüncem…