DALKAVUK!

  • Eleştiremediği adamı övene dalkavuk denir…
  • Dalkavukluk öylesine bir iştir ki herkese nasip olmaz.
  • Ünlü bir düşünür, dalkavukları, “devlet adamlarının çevresini sarmış bir menfaat çemberi” olarak tarif ediyor.
  • Tabi ki bu sadece devlet adamları ile sınırlı değil.
  • Bir siyasi partinin başkanına, belediye başkanlarına, kurumun müdürlerine, hatta spor kulüplerinin başkan ve yöneticilerine kadar dalkavukluk çemberi genişliyor.
  • Maalesef her geçen gün daha da sayıları artan dalkavuklarda insanlık adına olması gereken bir çok vasfın kaybolduğunu görürüz.
  • Örneğin, şahsiyet, şeref, itibar, iradeli duruş, ahlak, haya ve edep gibi tanımlara hasret olduklarını ve hiç tanımadıklarını görürsünüz.
  • Dalkavukluğa bir örnek verecek olursak;
  • Saray’da bir gün Padişaha musakka yapmışlar, padişah, “şu patlıcan ne lezzetli sebze” demiş.
  • Dalkavuk atlamış hemen;  “Ağzınızın tadını biliyorsunuz sultanım, patlıcan öyle lezizdir ki, kırk çeşit yemeği olur, tatlısı olur, turşusu olur, insan yemeye doyamaz, parmaklarını yer, üstelik vitamin deposudur” demiş.
  • ***
  • Ertesi gün, padişaha karnıyarık yapmışlar, “şu patlıcan ne lezzetli sebze” demiş.
  • Dalkavuk atlamış hemen; “Keramet buyurdunuz haşmetlim, şu karnıyarığı icat edenin mekânı cennet olsun” demiş.
  • ***
  • Daha ertesi gün, padişaha imambayıldı yapmışlar, padişah o gün tersinden kalkmış, “yeter be” diye kükremiş, “her gün patlıcan mı yiyeceğiz, götürün gözüm görmesin…” demiş.
  • Dalkavuk atlamış hemen: “Valla şu insanlara hayret ediyorum, ne yemeği yemek, ne tadı tat, hiç mi damak zevkleri yok, adını duymaktan bile nefret ediyorum, bana sorarsanız patlıcanı yetiştirmek bile yasaklanmalı” demiş.
  • ***
  • Sofra toplanıp, padişah gittikten sonra, dalkavuğun yakasına yapışmış aşçılar, “ulan sen değil miydin patlıcanı göklere çıkaran” demişler.
  • Dalkavuk cevabı yapıştırır: Ben padişahın dalkavuğuyum arkadaş, patlıcanın değil.