KÜLCÜ’DEN AÄžAÇ KESİMİNE TEPKİ! GÜNDEM 02 Eylül 2024 - 13:07 0
Çorum’un önceki dönem belediye baÅŸkanlarından Av. Muzaffer Külcü, son günlerde gündemde yer alan “Ulu Camii bahçesinde aÄŸaç kesme” tartışmalarına dahil oldu. Külcü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kesmek, yok etmek kolay, yapmak, büyütmek zordur” dedi. Külcü’nün konuyla ilgili yaptığı paylaşım ÅŸöyle: Anadolu'da Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde özellikle cuma ve bayram namazları için büyük camiler inÅŸa edilmiÅŸtir. Bu camiler yapanların ve yaptıranların adıyla birlikte "Ulu cami" olarak anılır. Ulu camiler genellikle ÅŸehir meydanlarındadır. DeÄŸilse ÅŸehir meydanları ulucamilerin konumlandığı alanlar olmuÅŸtur. Åžehirler de bu istikamete göre ÅŸekillenmiÅŸtir. Ulaşımı oldukça kolay noktalara inÅŸaa edilen ulu camiler, zamanla bulundukları bölgenin - ÅŸehrin sembolü olmuÅŸtur. Bin yıllık yurdumuz Anadolu’da 118 camii bu isimle bilinmektedir. Ulu camiler aynı zamanda, “güç ve bağımsızlık’’ sembolüdür. BulunduÄŸu bölgenin İslam beldesi olduÄŸunun iÅŸareti olarak da asırlara meydan okur, ulu camiler... Anadolu'nun fethiyle birlikte yapılmaya baÅŸlayan "Camii kebirler" ayrıca o ÅŸehre vurulmuÅŸ Türk - İslam mührü olarak kabul edilir. Åžehrimiz Çorım’da da ilk inÅŸasının Selçuklu döneminde atıldığını bildiÄŸimiz sonrasında çeÅŸitli afetler nedeniyle pek çok kısmı 4. Murat döneminde yeniden inÅŸa edilen bir ulu cami var. Åžehrimiz kültürünün ÅŸekillenmesinde de oldukça önemli bir yere sahiptir. Zira çarşı, hanlar, hamamlar belirttiÄŸimiz ÅŸehirleÅŸme geleneÄŸinin güzel bir örneÄŸi olarak etrafında ÅŸekillenmiÅŸtir. Camii kebir olarak bilinen Murad-ı Rabi Ulu cami zamanla ÅŸehrimizin ortak bir sembolüne haline gelmiÅŸtir. Çorum'un üç - dört asırlık tarihine dair araÅŸtırmalar, anlatılar, Ulu Cami'den bağımsız yazılmamış, yazılamamıştır. Yani ÅŸehir kültürü dediÄŸimiz zaman da ulu cami etrafında ÅŸekillenen/etkilen bir kültürel dokudan söz ediyoruz. Ulucami üzerine yapılan / yazılan araÅŸtırmalardan, makalelerden, eserlerden de anlıyoruz ki ulucamiler Türk - İslam kültürünün en belirgin taşıyıcı mekanları olmuÅŸtur. Elbette ulu camiler bunlardan ibaret mekanlar deÄŸildir. Etrafında inÅŸa edilen akarlar, sosyal alanlar da bir o kadar önemlidir. Bunlarla birlikte ulucamilerin sırtında, yanında, yöresinde dikilen aÄŸaçlar ve özellikle çınarlar da ulucamiler kadar kültürel bir öÄŸe haline gelmiÅŸtir. Camilerle yaşıt çınar, diÅŸbudak, çitlenbik, sakız gibi aÄŸaçlar ulu camilerimizin süsü gibidir. Åžehirlerin çoÄŸu ulucamilerinin bahçesinde gövdesiyle, dallarıyla yapraklarıyla camiyi adeta koruyan birer çınar bulunur. Camiyi saklar diye bakarsanız saklar, korur diye bakarsanız korur. Cami bahçelerindeki asırlık aÄŸaçlar hem bir muhafız hem bir muhafazadır. Çorum Ulu Cami bahçesinde bir çınar aÄŸacı maalesef yok. Dikildi yahut iklim koÅŸulları nedeniyle büyümedi. Dikildi belki de kurudu. Çınar aÄŸacı olup olmadığına kayıtlarda pek deÄŸinilmemiÅŸ. Ama yakın tarihin kayıtlarında ÅŸadırvan etrafında ve kıble yönünde diÅŸbudak aÄŸaçlarının dikili olduÄŸu yazılmıştır. Zaten daha bir kaç gün öncesine kadar da diÅŸbudak aÄŸaçları yemyeÅŸil görünümüyle caminin etrafını sarıyordu. DiÅŸbudak aÄŸacı saÄŸlamlığı, kuraklığa dayanaklığıyla bilinen bir aÄŸaç. Bunun yanında form verilir özelliÄŸe de sahip. Zaten on-on beÅŸ yıl önce diÅŸbudak aÄŸaçlarının dalları budanmış ve ters aşı usulüyle aÄŸaçlara yeni bir görünüm kazandırılmıştır. KARAR KİME AİT OLURSA OLSUN BELEDİYE İTİRAZ EDİP KORUMALIYDI Ancak bir kaç gün önce Belediye tarafından sonradan yapılan izaha muhtaç açıklama öncesinde aÄŸaçlar kesildi. Önce budama olduÄŸu söylenip aÄŸaçların kurul kararıyla kesilip yerinden sökülmeleri ulu camilerin ruhuna uygun bir uygulama olmadı. Bir ve bir buçuk asırlık aÄŸaçların köklerinin yapıya zarar verdiÄŸi söylendi. Bunun yanında yapılan açıklamalarda aÄŸaçların hastalıklı olduÄŸu söylendi. Oysa çekilen fotoÄŸraflarda aÄŸaçların gövde kısmında herhangi bir hastalığın olmadığı açık olarak görülüyor. DiÄŸer yandan köklerinin zarar verdiÄŸi tespit edilen aÄŸaçların zarar veren kısımlarının budanması mümkünken böyle bir uygulamanın yapılması hiç doÄŸru bir uygulama olmamıştır. Karar verenler ve gereÄŸini sorgulamasız yerine getirenler en hafif tabirle iÅŸin kolayına kaçmış ve büyük bir sorumsuzluk örneÄŸi sergilemiÅŸlerdir. Yıkmak, kesmek, bozmak kolay. YaÅŸatmak ise zordur. KeÅŸke zor olana talip olsalar ve o muhteÅŸem dokuyu yok etmeselerdi. ORADAKİ YEŞİL VE GÖLGE CEMAATİN BİR KISMININ CAN YOLDAÅžI İDİ Cami bahçesinde aÄŸaçların gölgelediÄŸi kısım oraya namaz kılmaya gelen cemaatin uÄŸrak mekanıydı. ÖÄŸle namazı için gelen özellikle yaÅŸlı emeklilerimiz ikindi namaz vaktine kadar oralarda vakit geçirir, gölgede dinlenir, ikindi sonrası ayrılıp giderdi. Zamanla orada dostluklar oluÅŸur; oturulur, sohbetler kurulur, hoÅŸça vakit geçirilirdi. Yani cami bahçesindeki bir asırlık aÄŸaçlar gölgesinde dinlenen cemaatiyle de bütünleÅŸmiÅŸti. Camiyi asli haline getirmeye çalıştık gibi ifadelerle yapılan izah ise çok daha sıkıntılı bir izah... Zira asıl halinden önce asıl haliyle asırlar önce orada cami bile yok. Yani İslam beldelerinde medeniyet de buradan doÄŸmuÅŸtur. Mekanlar asıl haliyle kalmazlar. Orada imar olur, ihya olur, inÅŸa olur. Cami yapılmış etrafını güzelleÅŸtirmek için aÄŸaçlar dikilmiÅŸ müÅŸtemilat yapılmış ve cami etrafı da bütün bu cüzleriyle yapılma amacına çok daha uygun hale getirilmiÅŸtir. Yani caminin bundan yüz yıla yakın zaman önce paylaşılan fotoÄŸraflarda aÄŸaç yok ya da aÄŸaç az diye o hale getirmek gayreti anlamsız bir gayret. Zevahiri kurtarma çabasında ibaret lafı güzaftır. Sanki camiye ilave edilmiÅŸ odalar, çıkıntılar tespit edilmiÅŸ de yıkılmış gibi açıklamalar yapmak anlamsızdır. YAZIK ETTİNİZ HEM GEÇMİŞE HEM GELECEÄžE Tarihi varlıklarımızı korumak hem ecdada hem de torunlarımıza karşı borcumuzdur. Ancak bunu en kolayı seçerek yapamazsınız. Ölümden baÅŸka her ÅŸeyin çaresi var. Sorun hastalıksa tedavi edilir, yaÅŸatılırdı. İstisna kesim yapılabilirdi. Biz “kıyamet kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz” diyen bir peygamberin ümmetiyiz. EÄŸer sorun aÄŸaçlarının kökleriyse ( aldığım bilgilere göre asıl mesele buymuÅŸ, kesip kurtulalım denmiÅŸ) ona da bir çare bulunurdu. Yazık ettiniz… Yazık ettiniz … Bir darbı meseldir: Hafız olmak iÅŸ deÄŸil hafız kalmak asıl iÅŸtir... Åžehri deÄŸiÅŸtirmek, kadim olanla bağı kesmek kolaydır. Ama ÅŸehrin deÄŸerlerini koruyup yeni deÄŸerler üretmek asıl iÅŸtir. Mevlana’nın dediÄŸi gibi Kamil insan odur ki koya geride bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.”
X
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.
X
Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
FOTO GALERİ
SON DAKİKA HABERLERİ
|